30 Aralık 2013 Pazartesi

Wishlist for 2014

Insanin yaradilisindan beri sure gelen surekli daha fazlasini isteme, beklentilerini hep yuksek tutma, elde edinceye dek yasadigi heyecani elde ettiginde muhafaze etmeyi -yine cok insani olarak- basaramayip, hizlica tuketme gibi bir cok duygu icinde topluca dolanip duruyoruz..

Acikcasi, maddi ya da manevi isteklerimiz arasinda duygu anlaminda cok buyuk farklar olduguna inanmiyorum.. cunku yasadigim ya da cevremde yasanilanlardan gozlemledigim dongu hep ayni..

* * *
Meditasyon ile hayatima kattigim, sahip olduklarima sukretme ve yetinme yanimi seviyorum.. Hayat boyle olunca cok daha kolay anlasiliyor bir de uzerine yumusacik akip gidiyor.. Bu demek degil ki dengelerim sasmiyor ya da hayattan daha fazlasini istemiyorum.. Aksine istemekten asla vazgecmiyor, dengesizliklerimi de aynaya baktigimda kendi kendime fark edip ehlilestirebiliyorum.. Ama kesinlikle demek oluyor ki; istemeyi ve dilemeyi ic huzurum isiginda yaptigimda kendimi daha iyi hissetmeyi becerebiliyorum.

Keyword su ki, sonu maddiyata bagli olan her sey ama her seye bir sekilde sahip olabilecegimi biliyorum.. Iste sirf bu nedenle de upuzun bir wishlist hazirlayip yil boyunca o listeyi tiklemeyi birakali uzun zaman oldu.

Her yil yaptigim gibi, meditasyon seyanslarimi siklastirdigim yilin son gunlerinde 2013'u ve tum getirilerini sevgi ile anip -ki bence her turlu zorluguna ragmen 2013 benim en pirlanta yilimdi- 2014 yilina ellerimi umut dolu uzatmak istiyorum..

Sizin icinizde de aksi bir dusunce oldugunu sanmam ! lakin yeni yil demek daima yepyeni umutlar demek.. :)

Maddi ya da manevi her ne arzu ediyorsaniz her birinin size sevgiyle ve hayirla kosarak gelmesini dilerim !

Mutlu Seneler
lulu
xxx

 






2 Aralık 2013 Pazartesi

Atina : Yeni kesifler

Yillardir en sik ziyaret ettigim sehirlerin baslarindadir Atina.. Sehrin karmasasini, trafigini, baktigin pek cok noktadan gorme sansina sahip oldugun gorkemli Akropolis'ini, gec dolan ama asla erken bosalmayan restoranlarini, sehir sakinlerinin hem heyecanlarina dayali telaslarini hem de hayret edilecek rahatlik anlayislarini, leziz yemeklerini ve bu listeyi uzatabilecegim bir cok detayini cok ama cidden cok severim..

Bu yil Atina gunlerim once cok yakin bir arkadasimin dugunu, (posta buradan ulasabilirsiniz) sonra da yeni bir yunan adasini kesfetme seruveni sayesinde yine dolu dolu gecti. Her iki seyahat suresince de sehri farkli mekanlarda deneyimlemeye calistim ve haliyle tavsiye edecek keyifli notlarim var sizler icin..


Mayis ayindaki ziyarette, Glyfada bolgesinde ve dugunun yapilacagi gece kulubune yakin bir otelde agirlandik. Boylece ilk kez Atina'nin merkezi disinda kalan sahil semtlerini doya doya yasayabildik..

Glyfada; Atina'nin guney kiyi bolgesinde bulunan şık semtlerinden biri.. (Ara sokaklari, agaclarla kapli Caddebostan'imiza oldukca benziyor..) Deniz kiyisinda bulunmasi sebebiyle sahil kismi tamamen ozel plaj isletmeleri ile konumlanmis ve bu plajlar yeni liman bolgesi olan Vouliagmeni'ye kadar uzanmakta.. Denizi, Ege'nin muhtesem sularinda yuzdukten sonra ayaginizi bile sokmak istemeyeceginiz turden ama yine de oldukca organize plajlar bulup, gunesin tadini cikartmak mumkun.. 

Sahilden uzaklasip semtin gunluk yasamina karistiginizda ilk farkettiginiz sey bizim Bagdat caddemizi animsatan genis alisveris caddesi Metaxa.. Metaxa'ya sahilden cikan her sokak da ayni ferahlik ve guzellikte..

Opus, bolgenin en havali cafe, bar ve gece kulubu ! Mekanin havalandirma sistemine, hizli servisine ve sundugu muzige bayildim.. Sanirim bu noktada mekanin sahibinin Yunan'larin gururu "Antonis Remos" olmasinin payi buyuk.. Eglenmek icin kesinlikle tercih edilir bir mekan.. Ayrica gun icinde de ayni keyifle yemekler yiyip, apreratif alabilirsiniz..

Havaalanindan otobusler ile 45 dk ya da taxi ile 25 dk gibi bir surede Glyfada'ya ulasmak mumkun.. Ya da Metro ile Atina merkeze gidip oradan da tramvay ile semte ulasabilirsiniz. Fakat, bu cok daha uzun bir sure alacaktir lakin merkez ve Glyfada arasi tramvay ile yaklasik 45 dk suruyor..

Sardelaki bence semtin en iyi deniz urunleri restorani.. Yunan meze orneklerinin hepsini hic dusunmeden siparis edebilirsiniz.. Porsiyonlar buyuk, sunumlari cok neseli ve mekan surekli kalabalik olmasina ragmen servisleri oldukca hizli.. "Fivis 15, Glyfada" adresini seyahat notlariniza eklemelisiniz.. 





Eger "sahil bolgesindeyiz, hem denizi seyre dalalim, hem de biraz romantik bir aksam yemegi yiyelim" derseniz, sehrin yeni gelisen sahil semtlerinden biri olan Vouliagmeni de, yat limaninin icinde bulunan "Moorings" kesinlikle denenmeli.. Biz dugun oncesi son ogle yemegini burada Efie'cigim ile birlikte yedik ve dostlugumuza ait onemli bir ani daha keyifle hatiralarimiza ekledik..



Ve dugun ertesi sehri terk etmeden az evvel, Microlimano da bulunan, cok sevdigimiz ve artik bir klasik olarak kabul ettigimiz Ammos restaurantta yine cok mutlu bir ogle yemegi yedik.. Ammos'un basit ama yaratici dekoruna bakmak oyle keyifli ki, masaya ne gelse sevmek icin bir cok neden siralayabilirim.. :) 





Ekim ayindaki seyahatte ise,13'Yaz sezonu kapanisi icin ziyaret ettigimiz Aegina adasi sonrasi sehirde iki gece konakladik.. Ve bu kez neredeyse tum zamanimizi, her zaman alisveris ya da aperatif icin tercih ettigimiz Kolonaki bolgesinde gecirdik..

Kolonaki, Atina sehrinin en prestijli semti.. Gunduzu de gecesi de cok keyifli.. Ilk gece Efie'ye gore semtin en iyi restorani olan Prytaneion da aksam yemegimizi yedik.. Ana tabaklarini beklentimi cok yuksek tuttugumdan yorumlamak yerine es geciyorum :) ama baslangic olarak aldigim "cheese pie" inanilmaz lezizdi.. Hem de iki kez siparis edecek kadar..




Ikinci aksam ise teyze olusumun harika haberi ile Efie'nin de merak ettigi Malconi's de beraber bir aksam yemegi yedik.. Bence ana yemeklerde Prytaneion'a gore cok cok daha iyiydi.. Hatta yedigim antrikot, Yunanistan da deneme sansi buldugum ilk et tabagi icin beni fazlaca mutlu etti.. Malconi's i ayrica gecenin devami icinde tercih edebilirsiniz.. Bar bolumu cok enerjik, kalabalik ve muzikleri oldukca iyiydi..

Ogle yemegi icin ise sehrin en leziz Meksika restorani kabul edilen "Mama Roux" u denedik.. Acikcasi menu Meksika ve Orta Dogu arasinda gidip geliyordu ama ben en cok Quesadilla ve Tacos'larini sevdim ki zaten icinde avakodo ilismis herseyi seviyorum ben..

Havanin guzelligi, yasanan ekonomik krize inat Yunan'lilarin mutlulugu ve dolunayin romantik etkisi icin sukreder, keyifli denemeler dilerim !  

sevgiler
lulu
xxx



25 Kasım 2013 Pazartesi

Son Askim : Mums Cafe / Karakoy

Karakoy son zamanlarda Istanbul'un beni en cok heyecanlandiran semti.. Hak edilen degeri gormeye basladigini hissettigim sehrin bu eski yerlesiminde gun gecmiyor ki yeni bir mekan acilmasin.. Dahasi acilan mekanlarin hepsi de birbirinden keyifli ve insani deneyimlemek icin gercekten heyecanlaniyor...

 Tum bu mutlu Karakoy semti gelisimi icinde beni en cok heyecanlandiran mekan ise, yazdigi postlara doyamadigim "Tuz ve Karabiber" blogunun sahibi sevgili Yildiz'in gozbebegi "MUMS".

 

Karakoy'un dar sokaklari icinde belki de en guzeli olan "Fransiz gecidi" sokaktan yururken, minik butikler ve rulmancilari :) gecer gecmez cok sevdigimiz Fransiz gecidinin hemen girisinde bulunuyor Mums.. Ve, henuz iceri adim attiginiz anda mutlu eden ve daha onemlisi yogun is ve gunluk stresli Istanbul hayatimizdan bizi siyiran bir dinginlige sahip...



Sicak ve samimi bir ortamda kendi ozgurluk alanlarimizi yalniz basimiza da keyifle yasayabilecegimiz ya da bizim gectigimiz hafta sonu Ays, Esra, Ahu ve Nuray ile yaptigimiz gibi muhabbetine doyamadigimiz arkadaslarimiz ile biraraya gelip gevezelik edecegimiz sahane bir mekanimiz oldu artik !

Bizim ilk ziyaretimiz, mekanin alternatif kahvaltisini denemek icin organize edildi.. Gorsellerde de goreceginiz gibi kahvaltinin bende biraktigi etki cok cok tadinda.. Alpcan'in dunyasinda ise; kelimenin tam anlami ile saf bir mutluluk ve ozgurluk duygusu mevcut ! 

Tum Mums ekibine, sevgili Yildiz'a ve Yildiz'in en buyuk destekcisi ve ayrica mekandaki yoldasi annesine gonulden basarilar diliyor ve sizi mekanin sevdigim detaylari ile basbasa birakiyorum..



Mums kahvaltisinin benim icin en guzel surprizi quinoa (Kinoa) salatasini nefis yorumlamis olmalari.. Protein acisindan et ile yarisacak kadar zengin olan ve dahasi guluten icermemesi quinoa'yi daha da leziz kiliyor benim nazarimda.. Kalsiyum ve Demir zenginligi ise tahili ozellikle anneler icin daha da cazip hale getirmeye yeterli..


  
2013 yilinin quinoa yili oldugunu da eklemek istiyorum ki bu da quinoa'yi denemek ya da daha fazla tuketmek icin benden size luluce bir neden olsun ;)


Yildiz'in kendi mekaninda en sevdigi kucuk ayrintilar benim de mekana girer girmez ilk ilgimi ceken detaylar oldu.. Lakin beni bilirsiniz ki ; icinde guzel duygu barindiran her motto kabulumdur.. ;) 


Kizlar kahvalti sonrasi dedikodunun dozunu arttirmak icin ne yapar ? 

Elbette kahve molasi ! 

Acikcasi cay ve kahve sevmiyor olsam da boyle keyifli ortamlarda macchiato keyfi yapmayi pek ihmal etmiyorum.. Hem boyle neseli bir sunuma nasil hayir denebilir ki ;) 

Benim kahvemde sevimli bir tavsan vardi.. acaba sizinkinde ne olacak ? 



Ahh bizim akilli telefonlarimiz ve onlarin kisa otesi sarj kablolari ! Eee tabi bir de sosyal medyaya dayanmak bilmeyen sarj yuzdelerimiz.. Mums bu hassas noktamiza pek guzel bir yorumlamada bulunmus.. Mekanda sarj problemi yasamaniz mumkun degil ya da daha onemlisi sarj etmek icin telefonunuzu yaninizdan ayirmaniz gerekmiyor :)  



Annelerimizin (belki de artik yalnizca anneannelerimizin) el emegi goz nuru kolali danteller harika bir fikirle mekanin dekorasyonuna adapte edilmisler.. Ben de o sirin dantelleri Alpcan'in arabalarina adapte edip neseli bir styling yaptim.. :) 



Alpicco'nun o gun neden o denli ozgur hissettiginin resmi.. :)

Mekan'in kucuk notlar ile modunuzu yukseltmenizi saglayan ya da sizden sonra geleceklere bir not birakmak isterseniz hemen biseyler karalayabileceginiz nefis bir fayans duvari mevcut.. 


 Ben ilk gorselde son halini gordugunuz karalamayi yaparken sevgili "Sansli Anne" Esra da o ani olumsuzlestirmis.. :)



O gun Alpcan'in duvar boyayarak gecirdigi ozgur dakikalar daha sonra cok uzun bir muhabbet ile ayri bir mutluluga donustu.. Kuzunun Mums gunu Yildiz'în degerli annesi ile dolu dolu gecti.. 

Bir anne olarak aralarindaki keyifli enerjiye hem hayran kaldim hem de bi parca Alpcan'in sosyalligi ile gururlandim.. Cocuklari ile fazla gururlanan annelerden olmayi pek sevmem aslinda ama sanirim bu kadarina az da olsa hakkim olabilir.. ;)

Hafta sonu ya da en kisa zamaninizda Mums Cafe'ye ugrayin !

iyi pazarlar

sevgilier
lulu
 xxx

22 Ekim 2013 Salı

Lovely Moments #12

Gunler gunleri, tatiller tatilleri kovaliyor..

Uzun zamandir seyahatlerimin detaylarini da anlik postlayamaz oldum.. ama inanin tum suclu Instagram :)

Soz;  2013 yazinin kisa, uzun tum seyahatleri icinden Cote d'Azur post serisinin devamini, Paris, Atina ve guzeller guzeli Floransa'ya ait kucuk ama cok tadinda tavsiyelerimi yil bitmeden tamamlayacagim..

Simdi tam da Yunan adalarindan birinde keyif yaparken, Istanbul sosyal hayatinda sevdigim bir kac tavsiye sonrasinda, izninizle denize dogru aciliyorum ;)

* * *

Benim icin sehrin acik ara en iyi Italyan restorani olan Pipa Nisantasi, sevgili Adem'in aperatifleri ile daha da keyifli diyebilirim.. "Bloody Marry" icin tam sevgi puani verdim kendisine :) 

Akaretler Limonata Downtown ! 
Hala denememis olamazsiniz degil mi ? Yine nefis bir Capamarka dekoru ve Sef Gazi-Bilal Ates kardeslerden her biri denemeye deger lezzetler bizi beklemekte ;)

dubb !
Hic bilmezdim ! Belki ilgi duymadigim bir mutfak olusundan, belki de bulundugu bolgeyi yani Sultanahmet cevresini cok sevememis olmamdan.. Lakin cok sey kacirdigimi artik biliyorum.. Arkeoloji muzesinde izlenecek nefis bir jazz dinletisi oncesi Dubb da enteresan bir Hint gecesi gecirdik.. Acikcasi yediklerimden fazlasiyla memnun kaldim.. O nedenle mutlaka deneyin demekten kendimi alamiyorum...

La Brise ! 
Fransiz mutfagi sevenler icin sehrin kesinlikle en iyi tavsiyesi bu.. Mekanin sahibi ve sefi sevgili arkadasim Esen Blake ve inanin torpil yapmanin kiyisindan bile gecmiyorum.. Detaylar icin mutlaka ayri bir post hazirlayacagim.. ;)

Izoletta ! 
Acikcasi hic aklima gelmez bir yerde, Sariyer tepelerindeki Life Park da ve Latin festivali gecesi oncesi konser alaninin hemen yaninda bulduk bu restorani.. Enteresan bir mekandi.. Fazlaca iddali olan dekoru acikcasi endiseli bir lezzet beklentisi yaratti uzerimde lakin onume gelen lezzeti su an bile gulumseyerek hatirliyorum.. Istanbul sinirlari icinde bu kadar lezzetli ve yumusak steak yedigimi hatirlamiyorum.. Yolunuz duserse mutlaka !! 

Surekli denemeyi erteledigim Cento per Cento meger ne de lezizmissin.. Gnocchi cok sevdigim fakat ne yazik ki Tr sinirlari icinde pek lezzetlisine rastlamadigim bir tabak.. Cento, tabagimin kesinlikle hakkini vermisti.. Burrata peynirini nasil temin ediyorlar emin degilim ama cok basarili uygulamislardi.. Makarna severler icin farkli bir deneyim olabilir ;) 

Harika bir tatil, sevgi dolu bir bayram olsun ve tum ozlemlerimiz dinsin umarim..

sevgiler
lulu
xxx

30 Eylül 2013 Pazartesi

Mutlu Bir Yaz

"Mutlu bir Yaz" di...

Geriye donup bakinca icimi isitan... Guzel tatiller, leziz yemekler, dostlarim, paylasimlar, cogalmalar, meditasyonun olumlu etkileri, keyifli ucak yolculuklari, hayatimin en guzel yasina dedigim mutlu merhaba, Ask, Alpcan, Halat'im ve cok cok daha fazlasi..

Hayat ! Bir kez daha tesekkur ederim.. Dilimden dusurmedigim ve bu yonumle de gurur duydugum koca bir "sukurler olsun" sana...


Yaz en yakin arkadasimin dugunu ile baslamisti.. Dugun ile ilgili daha once detaylica bir post yapmis (buradan gorebilirsiniz) ve Efie'nin hayatimdaki onemini anlatmistim.. Onun kadar ozel ve birlikte oldugumda ozgur hissettigim bir arkadasim oldugu icin gercekten sansliyim.. 

                           

Eze Village.. 

2013 Cote d'Azur seyahatimin en hayal destinasyonu.. Bir hafta sonu sirf yazmak icin bile olsa yeniden gelip konaklamak uzere kendime verdigim sozun ta kendisi.. Gozlerimi bu manzaraya acarak yeni gune uyanmak, keyifle gerinmek ve o ana tam olarak "cennetimden bakarken" demek istiyorum... Amin :)
       

Yaz aylarinda ucmanin keyfi de hep cok tadinda.. Bu kadar cok ucuyor olmam ucus korkumun olmadigini dusundurmesin sakin.. Gayet korkuyorum hatta.. :) Ama bulutlarin uzerinden hizlica ulasilan guzel sehirler ugruna kendimce olumlamalar yapip bir sekilde sakin kalabiliyorum.. Yeter ki yanimda tutabilecegim bir cift el olsun.. :)    
  

Sarap sevgimi bir cogunuz bilirsiniz.. Ucundan kiyisindan anlamaya ve ogrenmeye de calisirim.. Hatta ilk blogger gunlerimden minik bir "sarap sevmek" postum da mevcuttur.. 

Son yillarin en leziz sarabini bu yaz Ask ile ictik.. 

2006 kirmizi Monticchio ! 
Hatirlanasi keyfimiz ugruna mantarin bile evin muzelik degerleri arasinda yerini aldi :)

                     

Yurt disinda yapilan lezzet denemeleri hep titizlikle sectigim restoranlarda gectiginden sonrasi hep hatirlanasi, hep ic cekilesi olur.. Bu baslangic tabagi "her yeni baslangic boyle ici ve disi ayri guzel olsun" niyeti ile yendi.. (Alpcan ile baslayacak yeni yasam donemimize hitafen..)


Eh elbette lezzet denemeleri hep restoranlarda yapilmaz benim hayatimda... Levrek mevsimi boyunca yapilan nefis levrek buglamalari, keyifli sofralarda ne de guzeldiniz :) 


HAPPY 34 !
34 sayisina olan manevi bagliligim dusunulurse, meger bekledigimden cok daha guzel bir yasmissin.. Harika kutlamalar, minik hatirlanasi pastalar ve harika cumlelerin sahibi oldum sayende.. Yeni yasin en degerli hediyesi ise adima ilk kez dikilmis 20 adet fidandi.. :) 



                   Ozlemlere daha kolay katlanabilmek adina kendi dunyamda yarattigim signaklarim vardir benim.. Halat'imi hep saglam saglam baglayip, asinmasin diye ozenle korudugumu bir cogunuz IG sayesinde artik cok iyi biliyorsunuz :)

Halat benimle bu kadar ozdeslesince kendime bu yazin en guzel aksesuarini buldum.. Cok tesekkurler sevgili "Kiel James Patrick" :)


Dunyanin en guzel plajlari, koylari Ege'de kabul ! Ama oyle kalabalik ve oyle cirkin bir pazarlama stratejisi var ki canim ulkemde.. Sirf bu nedenle beni tatil icin kendine cekemiyor.. Ancak Bodrum/Mazi dir beni ikna edebilen.. Sessiz, sakin, gozumu acip deniz suyu ile yuzumu yikayabildigim ve "Gunaydin Hayat" demenin en buyuk hazzini aldigim cennetim.. Cok sukur ki bu yaz da Mazi'siz kalmadim.. :)

               

Alpcan ! 
Bu yaz da tum verdiklerimin karsiligini etrafina mutluluk fiskirtarak geri iade etti.. Yazlik gunleri, ozlem gunleriydi belki ama gecti ve geriye yalnizca onun mutlu oldugu gercegi kaldi.. 


Ve, mutlu yaz kendini huzunlu sonbahar ayinin kollarina birakti.. Sonbahar demek huzun demek cogumuz icin bilirim ama ben illa ki bir cennet bulurum kendime.. 2 x 6 km lik Belgrad yasamim da bu cenneti bulmanin tek sebebidir.. 

Kopruden gecinde sagda ;) 
Orman orasi.. Daha fazlasini tarif edemem.. Gidin, nefes alin, derin derin alin ve mutlaka yavas yavas geri verin !


             Iyi haftalar
              sevgiler 
                 lulu     


9 Eylül 2013 Pazartesi

CANNES

Hayata bakis acim, beklentilerimi yuksek tutmamak uzerine kuruludur her zaman.. Bu nedenle de baktigim herseyde bir guzellik bulabilir ve dolayisiyla bana sorulan her konuyu olumlu cumlelerle anlatirim. 

Tabii, hayata bu pencereden bakinca seyahatlerim her zaman fazlaca keyifli gecmistir.. 

Cannes, Code d'Azur seyahatimin en heyecan duydugum duragiydi.. Heyecanima yenilip beklentilerimi biraz yuksek tuttugumu sanirim itiraf etmek durumundayim.. Ama isin guzel yani sehir bekletilerimin cok otesinde guzeldi.. 

Kendine has, ozgur ve havali ! Yani tam da hayal ettigim gibi..



Sehir hepimizin aklinda oncelikli olarak "Cannes Film Festivali" ile yer etmis durumda.. Oysa sehrin guzelligini betimlemek icin daha bir cok belirgin ozellik siralanabilir.. Sanatin ve luksun birlestigi sahil seridi, dunyaca unlu markalarin prestij magazalari, makaron krizine gireceginiz sirin pastaneleri, dar sokaklari ve icinizi isitan minik fransiz kafeleri sehrin ruhunu anlamak icin kesinlikle yeterliler..





Elbette "Palais des Festivals et des Congres’deki dunyaca unlu kirmizi halida poz vermeden sehri terk etmemelisiniz.. Kalabaliklardan siyrilip yalniz bir poz yakalamak zor olsa da beklemeye deger bir ani..  Bir de kongre binasi cevresindeki kaldirimlara konumlanmis dunya yildizlarinin el izlerini mutlaka gorun derim..

         
                
                  

Seyahatin en ozenli gunu ilan ettigim Cannes'da "Boulevard de la Croisette" boyunca salina salina magaza gezip sonra da sahilinde Alpcan'in Nice sonrasi buldugu ilk kum plajda kendini kaybedisini izledim..





Plaj sonrasi da Intercontinental Carlton otelinin barinda muthis bir martini uzeri beyaz sarap keyfi yaptim.. Simdi dusununce, sehre gittiginizde kesin yapmalisiniz diyecegim tek sey sanirim Carlton'i ziyaret etmeniz olacak.. 


                 


                          

Havanin sicakligi yaninda Alpcan ile plajda bulunmanin keyfi bizim icin daha onemli oldugundan, Le Suquet'nin dar sokaklarini takip edip ulasilan sehir kalesine cikip sehri kus bakisi izlemedik.. Ama sizin zamaniniz olursa bunu yapmanizi tavsiye ederim lakin sehirleri kusbakisi gormek her zaman ayri bir keyiftir....

Cannes / Laduree mutlaka ugranmasi gereken adreslerden.. Benim kutu koleksiyonuma bu kez bu guzel kelebekler dahil oldu.. Ayrica calisanlarindan ogrendigim kadariyla 2014 yazinda Cannes sehrine ozel kutular tasarlanacakmis.. Eger 2014 yili icinde seyahat ederseniz bu tasarim kutular guzel bir sehir anisi olabilirler ;)



 Cannes`in hemen yukarisinda dunyanin ilk ve tek parfum sehri Grasse bulunuyor. Grasse de 16.yy da parfum endustrisini baslatan unlu parfum evi Fragonard`in ve diger buyuk parfum evlerinin fabrikalarini gezip, parfumlerin nasıl uretildigine tanık olabilirsiniz.. Chanel No:5′in cicekleri hala bu sehrin etrafindaki cicek tarlalarindan toplanirmis.. Parfum sehir ile oyle butunlesmis ki parfumlu yemekler yapan bir restorani bile olmus sonunda...

Sehre tren ile ulasim son derece kolay.. Hatta gunluk bir ziyaret icin Antibes'i de seyahatinize eklemenizi tavsiye edebilirim.. Surlarin icindeki minik Antibes sizi fazlaca mutlu edecektir diye dusunuyorum.. Ayrica sanat severler icin Picasso'nun evini gormek de cazip olabilir.. (Antibes ile ilgili cok leziz bir post hazirlayacagim yakinlarda.. bence sirf bu lezzetler icin bile sehir ziyaret edilmeli..)

Araciniz varsa minik tavsiyem "Saint Paul de Vence" adindaki sirin fransiz koyune ugramaniz olsun.. Ben Cannes sehrine tam gun ayirmayi tercih ettigim icin bu koye ugramadik ama bir sonraki seyahatimde es gececegimi hic sanmiyorum..

Ayrilirken arayi cok acmadan yeniden kavusmayi diledigim bu guzel sehri umarim isteyen herkes gonlunce yasama sansi bulabilir..

Sevgiler
Lulu
xxx